Selçuk ÖZTÜRK

Tarih: 09.02.2026 23:30

YÖNETİLEN YOKSULLUK

Facebook Twitter Linked-in

Ülke genelinde olduğu gibi Gazipaşa’da da yardıma muhtaç vatandaşların sayısı her geçen gün artıyor. Devletten sosyal yardım alan hane sayısı yükseliyor, ödenen yardım miktarları da buna paralel olarak büyüyor. Bu tabloyu neredeyse her gün, “Şu kadar vatandaşa destek sağlandı” başlıklı haberlerle görüyoruz.

Bizlerde işimiz gereği bu haberleri yazıyoruz, yayımlıyoruz. Çünkü bu da bir kamusal bilgi. Devlet, zor durumda kalan vatandaşına el uzatıyorsa, bu elbette önemlidir. Sosyal devlet anlayışı bunu gerektirir. Ama asıl mesele tam da burada başlıyor. Yardımları alkışlarken, neden artan yoksulluğu sorgulamıyoruz?

Bir ülkede her gün, her ay, her yıl yardıma muhtaç insan sayısı artıyorsa; burada başarıdan değil, yapısal bir sorundan söz edilir. Devletin büyüklüğü, kaç kişiye yardım dağıttığıyla değil; refah düzeniyle, kaç kişinin yardıma ihtiyaç duymadan yaşayabildiğiyle ölçülür. Yardım, geçici bir çözümdür. Kalıcı hale gelmişse, ortada çözülmeyen bir problem vardır: Yoksulluk… 

Devlet ve kurumlar, “Şu kadar haneye yardım yaptık” diyerek övünüyorsa, dönüp şu soruyu da kendine sormak zorundadır: Neden bu sayı her yıl artıyor? Neden bu listeler kısalmıyor? Neden çalışanın, emeklinin, üretenin geçinmesi her geçen gün daha da zorlaşıyor?

Yardımın genişlemesi, yoksulluğun azaldığını değil; yoksulluğun yönetildiğini gösterir bize. Vatandaşı ayağa kaldırmak yerine, sürekli destekle ayakta tutan bir düzen oluştu. Bu da bağımsız birey değil, bağımlı bir toplum üretti. Sosyal devletin amacı bu olmamalıdır.

Daha da rahatsız edici olan ihtimal şudur: Yardıma muhtaçlık halinin siyasal bir zemine dönüşmesi. Destek ver, minnet oluştur, sadakat üret… Eğer bir ülkede yoksulluk çözülmesi gereken bir sorun olmaktan çıkıp, yönetilebilir bir tablo haline gelmişse; burada sadece ekonomik değil, ahlaki bir sorun da vardır.

Kimse yardımlar ihtiyaç sahibi vatandaşın elinden alınsın demiyor. Aksine, bu destekler; engelliye, kimsesize, sahip çıkılmayan yaşlılara olmak zorunda. Ama asıl hedef, bu desteklere ihtiyaç duymayan, kendi kendine yeten bir toplum yaratmak olmalı. Yardımı bir başarı hikayesi gibi sunmak yerine, yardıma neden ihtiyaç duyulduğunu konuşmak, araştırmak zorundayız.

Yardımlarla ayakta duran bir düzen güçlü değil ve kırılgandır. Yardım kesildiğinde çöken bir sistem, sosyal devlete ait değildir. Güçlü devlet, vatandaşını yardıma mahkum etmeyen devlettir. Asıl övünülmesi gereken tablo da budur.

Kalın sağlıcakla…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —