Selçuk ÖZTÜRK

Tarih: 30.01.2026 17:32

AFET HESAP VERMEZ

Facebook Twitter Linked-in

Antalya genelinde bu hafta içi yaşan doğal afetler üzerine bir şeyler karalamak istedim… Afet hesap vermez, aynı bizim yöneticiler gibi… 

Kalemimi sivrelttim de ne yöne çevireceğime karar veremedim… Hükümete mi çevirsem yerel yönetimlere mi? Yukarı çevirsem, “Bu işe Allah’ı niye karıştırıyorsun, kul tedbir almasa Allah ne yapsın” diyecek çok sayıda kişi var, haklı olarak… 

Yaşananların sorumluluğunu alan yok; özellikle Batı Antalya’da yaşanan sel felaketinde…

Yerel yönetimler ve özellikle muhalif siyasi partiler, hükümeti hedef aldı: “Biz uyardık gereken yapılmadı” diyerek devlet kurumlarını eleştirildi. Hükümet kanadı da belediyeleri hedef tahtasına oturtup, “Mazgalları bile temizleyemediler” diye yerel yönetimlerin alt yapısını eleştirdi…

E sonuç ne? Sonuç ortada… Yine olan her zamanki gibi halka, üreticiye oldu… Oysa dolu, hortum ve sel, belediye binasının kapısını çalmadı; Bakanlık koridorlarına da ulaşmadı. Afetler, tarlayı vurdu, evi vurdu, emeği vurdu. Yani faturayı her zaman olduğu gibi halka kesti.

Afetler karşısında hala kader söylemine sarılanlar var. Oysa kader, tedbirsizliğin kılıfı olamaz. Bilim var, mühendislik var, planlama var. Yağmurun nereye akacağını, dere yatağının nerede olduğunu, ovada suyun nasıl davranacağını biliyoruz. Bilmiyorsak da bilmesi gereken kurumlar var. İşte tam burada sorumluluk başlar. Sorumluluk, kameraların önünde rakibi eleştirmekle değil; yağmurdan önce yapılan işle başlar.

Bu tartışmayı yukarıdan aşağıya değil, aşağıdan yukarıya doğru kurmak zorundayız. Çünkü zarar görenin sesi yukarı çıkmadıkça, yukarıdaki kavga bitmez. Bugün herkes konuşuyor ama kimse hesap vermiyor. Hesap verilmeyen her kriz, bir sonrakine davetiye çıkarıyor.

E herkes gibi ben de merak ediyorum… Bir sonraki yağmurda ne değişecek? Aynı cümleleri mi duyacağız, yoksa gerçekten bir şeyler mi yapılacak? Belediyeler ve hükümet, birbirini suçlamayı bırakıp ortak bir sorumluluk masasına oturacak mı? Pek sanmıyorum… Yine sel geçecek, çamur kuruyacak, unutulmaya teslim olcağız. 

Aslında halkın beklentisi mucize değil, beklenti çok basit… Önlem, plan, denetim ve şeffaflık.

E son olarak halka da bir şey yazmayalım mı? Yıllardır aynı manzaraları izlemiyor muyuz? Her afetten sonra “Olan yine halka oldu” demek, artık bir tespit değil; bir utanç oldu. 

Her afette zarar gören halk da halkın bu yaşananlarda hiç payı yok mu? Elbette var… Bakın, belki de artık şunu kabul etmemiz gerekiyor: Bu ülkede afetler doğa olayı değil, yönetim sınavı haline geldi. Yağmur yağar, sel olur; bu kaderdir. Ama aynı manzarayı her yıl yaşamak kader değil, ihmalin kendisidir. Onun içindir ki; yetki verdiklerimizi sadece afetlerde değil, sandıklarda da sorgulamamız lazım değil mi? Sorgulamazsak, bu tablo değişmez. 

Kalın sağlıcakla…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —