Doç. Dr. İbrahim Gedikoğlu Ziraat Yüksek Mühendisi


ORANTISIZ GÜÇ

ORANTISIZ GÜÇ


Sevgili Gazipaşalılar,

Avcı iken zor durumda kalan, avına saldırırken, avın karşı savunması ile ölen veya ölümle burun buruna gelen hayvanlar vardır. Doğada av ve avcı ilişkileri değişkendir. Av, avcı, avcı av olabilir. Avcı, ava giderken avlanabilir.

Yaban hayatında, avın da avcının da avlanma ve savunma aletleri doğanın kendine verdiği evrimin sonucunda geliştirdiği sistemlerdir. Bu sistemler, yaşadıkları ortama göre uyum sağlamışlardır veya uyum sağlayabildikleri ortamda yaşama şansını yakalamışlardır. Her yabani canlının yaşamı, geliştirdiği bu uyumun sonucuna bağlıdır.Bundan sadece hayvanlar değil bitkiler de payını alır.

Hayvanlar dünyasında, yaşamak için evrimleştirdikleri iç ve dış organlarının yaşadığı ortama uyumu inanılmaz boyutlardadır. Gözleri, ağızları, diş yapıları, pençeleri, bacakları ve hatta dış görünümleri, tüyleri ve derileri bile. Diğer yandan kanatlar, kollar, kuyruklar, hepsi yiyecek sağlamak, yaşamak için ortama uyum sağlamak üzere evrimleşmiştir. Yaşam ve aile biçimleri, üreme şekilleri de öyle.

İlk bilinenler, çitanın hızı, aslanın ve kartalın pençesi, zürafanın boyu, gergedanın boynuzu, kuşların gagaları ve kanatları, yılanın omurgasız oluşu, yarasanın kulakları, bukalemunun bulunduğu ortamda renk değiştirmesi… Saymakla bitmez. Kimi kanatlıyı ağacın gövdesinin kabuğundan, kimini bir yapraktan veya daldan, hatta orkideden ayırt edemezsiniz.

Sadece insanoğlunun doğal koşullarının ve yaşamının gereği olarak çok özel organları yoktur. Neden? Çünkü insanoğlu, her ortamauyum sağlayacak alet ve donanımlar ve daha da ötesi yaşam alanlarıgeliştirmiştir. Ana amacı, doğaya uyum sağlamayı değil, doğanın sağladıklarını hünerli bir şekilde kullanmayı ve kendi amaçlarına uygun değiştirmeyi hedeflemek olmuştur.

Bunun nasıl oluştuğu, evrim ve yaşamın nerden nereye geldiği gibi konulara girmek değil amacım.

İnsanoğlunun, basit çakmak taşları kullanımından günümüzde nereye geldiği de değil.

Sözünü etmek istediğim konu, insanoğlunun, geliştirdiği alet, ekipman ve aygıtları sadece yaban hayatını değil, kendi soyunu da baskı altına alma amacına yönelik olarak güç kullanmaya başlamasıdır.

Güç kullanma, genellikle, bir başkasının hareket ve özgürlüğünü kısıtlamak yönünde fiziksel eylemde bulunmak şeklinde tanımlanırken, aşırı güç kullanma (Orantısız güç) mevcut tehditle orantılı olmayan yasal kolluk faaliyetinin gerçekleştirilmesi için gerekli en düşük güçten fazla zor kullanılması ve bu şekilde açıklanamaz ve kabul edilemez düzeyde kişinin vücut bütünlüğüne veya sağlığına zarar verilmesi kastedilmektedir.

Sevgili Gazipaşalılar,

Ülkemizde zor zamanlar yaşıyoruz. Eminim, nerede ve ne amaçla olursa olsun orantısız güç kullanımı hepinizi üzüyordur. Çünkü, her türlü donanıma sahip gücün, hiçbir donanıma sahip olmayan karşı tarafa uygulaması gereken en düşük ya da orta gücü aşarak zor kullanması hepimizi üzen, istenmeyen görüntülere neden olmaktadır.

İster Filistin de, ister Bolivya da veya Rusya da, ya da ülkemizde orantısız güç kullanan devlet güçlerine karşı halkın yapacak bir savunması yoktur.

Gelelim vermek istediğim mesaja...

Fiziksel orantısız güce karşı en orantısız bir başka güç vardır. İşte,ben bu güç üzerinde durmak için yukarıdaki açıklamaları yaptım. Bu güç bana göre, eylemcilerin verdiği “Orantısız-zekâ gücüdür”.

Hepimizi gülümseten, hatta bazen kahkaha atmamızı ama aynı zamanda düşündüren, duygulandıran ve hatta ağlatan, bir kaç saniye içinde bütün bu duygu sağanağını yaşamamızı sağlayan bir güçtür bu. Bu gücü, taşıdıkları pankartlara, eylem sırasında yaptıkları bedensel hareketlere veya danslara, giydikleri kıyafetlere yansıtan, fıkralara döken, orantısız güce, orantılı olması için çiçek veren,simidini ya da çorbasını veya yaptıkları kalp işaretinin yarısını paylaşan eylemciler, “Orantısız-zekâ güçlerini”, “Sınırsız-orantısız zekâ gücüne” dönüştürmekte ve ölümsüzleştirmektedirler.

Sevgili Gazipaşalılar,

Benim dikkatimi çeken eminim sizlerin de dikkatini çekmiştir. Toplumsal tepkilere gençler çoğu zaman geç katılmaktadır. Ve eğer eylemleri gençler üstleniyorsa bu “Orantısız-zeka gücü” ortaya çıkmaktadır, daha önce değil. Ayrıca, kökeninde ekonomik sorunlar nedeniyle yoksulluk olsa bile, gençlerin eylemlerinde ve “orantısız-zeka güçlerinde” ekonomik sorunlar çok çok zorunlu olmadıkça doğrudan yer almaz. Demek istediğim, gençlerin eylemlerinde örneğin, taşınan tabut göremezsiniz, tencerede kaynayan taş göremezsiniz, boş cüzdan gösteren olmaz…

En çok eylemlerinin gerekçesi olan halleri “ti”ye alırlar. “Ti”niniçine kendilerini, kıyafetlerini, yaşamından parçaları, saç şeklini, hatta makyajını koyarlar. En çok ta niçin eylem yapıyorlarsa o eylemin konusu ile ilgili değişik unsurları ve elbette kolluk kuvvetlerini yerleştirirler.

Bilimsel espriler mutlaka olur. Halk olduklarını mutlaka anımsatırlar. Eylemin amacıyla ilgisi olmasa bile hayvanlar ve hayvan hakları mutlaka olur. Savundukları fikir, olay, mekân veya kişiyi asla bırakmayacaklarını belirtirler.

Zamanlarının, dönemlerinin popüler kültürleri, çizgi film kahramanları olmazsa olmazlarıdır. Direnilen olayın temasına uygun bir şarkı veya türkünün sözleri mutlaka değiştirilir ve onunla ağlanır ya da eğlenerek dans edilir. Ancak, daha çok eğlenceli tarafı ele alınır.

Bütün bunlarda inanılmaz bir “Orantısız - zeka gücü” vardır.

Toplumun değerleriyle asla alay edilmez yani tiye alınmaz.

Ve en önemlisi, hiçbir şeyden haberi olmadığı sanılan gençler, pankartlarında, yılların birikimi olan sorunları bir bir açığa döker ve orantısız - zeka gücüyle gündeme getirerek toplumu şaşırtır.

En vurucu darbeyi de, daha önce hiç ilgilenmediklerini sandığımız ulu önderleri Atatürk’ün, varsa konuyla ilgili sözlerini anımsatarak,vururlar. Topluma da O’nun yolundayız, asla vazgeçmeyiz, bize güvenin deyiverirler.

Bizlere de ulu önderimizin, Gençliğe Hitabesi’ndeki;

“Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.”

Sözlerini anımsamak düşer.

  • BIST 100

    9377,84%-1,12
  • DOLAR

    38,01% 0,27
  • EURO

    42,01% -0,02
  • GRAM ALTIN

    3801,53% 0,14
  • Ç. ALTIN

    6162,28% -0,05
  • Cuma 16.8 ° / 10.8 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı
  • Cumartesi 16 ° / 10.6 ° Orta kuvvetli yağmurlu
  • Pazar 16.2 ° / 10.6 ° Orta kuvvetli yağmurlu

Antalya

04.04.2025

  • İMSAK 05:10
  • GÜNEŞ 06:32
  • ÖĞLE 13:05
  • İKİNDİ 16:40
  • AKŞAM 19:29
  • YATSI 20:45