17 Temmuz 2008’de Şırnak'ta PKK'lı teröristlerle girdiği çatışmada şehit oldu, Gazipaşalı-Galadıranlı Şehit Mesut Yılmaz…
Her yıl aynı sahne; o sahne ne? Her 30 Ağustos’ta ziyaret edilmeyen bir kabristan…
Dikkatimden kaçmadı.
Gazipaşa’da kaç şehit var ki? Bir eldeki parmakların sayısını geçmez…
Sosyal medyalarında, basın açıklamalarında, “Vatan için şehit olmuş aziz şehitlerimizi saygı ve sevgi ile anıyoruz” diyor ya protokol üyeleri…
Sizin saygınız sevginiz bu mu?
Şehir merkezinden 40 dakika uzaktaki bir kabristana gitmek, milli bayram nedeniyle orda bulunup bir Fatiha okumak çok mu zor?
Sizin saygı ve sevginiz mesafelerle mi sınırlı ki, her yıl aynı sahneyi görüyoruz?
Şehit Mesut Yılmaz’ın kabri 40 dakika uzaklıkta…
Siz o 40 dakikayı göze alamıyorsanız, o 40 dakikanın bedelini canıyla ödeyen adamın ruhuna hangi yüzle selam göndereceksiniz?
Bırakın süslü sözleri!
Şehitleri gerçekten anmak istiyorsanız, önce gidin kabirlerinin başında dua edin. Önce onların ailesini, köyünü, hatırasını yaşatın. Yoksa her 30 Ağustos’ta paylaştığınız o cümleler, kuru birer yalandan öteye gitmeyecek.
Yani çok mu zor, Galadıran’a gidip bir kabristan ziyaret etmek…
Belki o beklemez sizi, belki sizin duanıza da ihtiyacı yok ama çocuğunu vatana kurban veren anne-baba, kardeş-akraba sizin ziyaretinizi bekliyordur…
Bu konuda duyarlı olan ve Şehit Mesut Yılmaz’ı kabri başına kadar gidip, duasını okuyan, ailenin de hayır duasını alan Gazipaşa İlçe Emniyet Müdürümüz Mehmet Ali Kayhan’ı tebrik ediyorum…
Darısı, diğer protokol bireylerinin başına…
