Savaş KAYA


FEODALLER

FEODALLER


Feodalizm, tarihsel olarak Ortaçağ Avrupa’sında toprak sahiplerinin ve siyasal gücü elinde bulunduranların hâkim olduğu bir yapıyı ifade eder. Ancak günümüzde feodalizm, daha çok toplumsal ilişkiler ağı ve bu ağın birey üzerindeki etkileri üzerinden varlığını sürdürmektedir.

Feodal yapı ölü değildir; aksine hâlâ yaşamaktadır. Mikro ölçekte, yani aile, akraba, köy, mahalle gibi küçük toplumsal birimlerde etkisini güçlü biçimde hissettirmeye devam etmektedir. Bu yapı, kimi zaman bireyi önemsizleştirir, kimi zaman hayatını dizayn eder ve kendi çıkarları doğrultusunda şekillendirir.

Bu ilişkiler ağı, küçük çıkarlar uğruna her şeyi yutabilen bir mekanizmaya dönüşmüştür. Para, güç ve statü bu yapıyı besler. Bu ağın dışında kalan birey ise çoğu zaman yalnızlaştırılır, dışlanır ve hayatı üzerinde söz hakkını kaybeder. Yerel düzeyde, özellikle küçük ve orta ölçekli şehirlerde feodal ilişkiler, bağımsız yaşamak ve üretmek isteyen insanları zehirlemeye devam etmektedir.

Bu düzende nitelik değil, nicelik önemlidir. Sayıların çokluğu, bireyin değerinin önüne geçer. İnsan, kişiliğiyle değil, bağlı olduğu çevreyle anlam kazanır. Böylece birey giderek değersizleşir.

Kendi kültürel hastalıklarını taşıyan bu yapılar; sivil toplum kuruluşlarında, siyasi partilerde ve çeşitli kurumlarda adeta bir “cemaat kültürü” oluşturmuştur. Bu yapılara çöreklenen gruplar, statülerini korumak ve güçlerini pekiştirmek dışında bir amaç gütmemektedir. Bunun sonucu olarak toplumun hayatı günübirlik, yüzeysel ve sessiz bir çığlığa dönüşmektedir.

Bu çevreler, kendileri olmadan hiçbir kurumun yürüyemeyeceğine öylesine inanmışlardır ki, yaptıklarının doğru ya da yanlış olması artık önemini yitirmiştir. Kendi varlıklarını merkeze alan bu anlayış, zamanla toplumsal duyarlılığı da köreltmektedir.

Hayata anlam katma kaygısı taşımayan bu feodal yapı, yalnızca kendisini değil çevresindekileri de zehirleyen bir karaktere bürünmüştür. Güç sarhoşluğu içinde büyüyen bu yapılar, bireyi kendi ağlarından uzaklaştırarak yalnızlaştırmakta ve değersizleştirmektedir.

Bu düzenin sonsuza dek süreceğine inanan güç sahipleri, konumlarını kaybettiklerinde yerlerini başka güç odaklarına bırakacak; sistem yine kendini yeniden üreterek devam edecektir. Böylece adaletsizlik farklı biçimlerde varlığını sürdürmeye devam edecektir.

Artık toprağımız, evimiz, arabamız ve hatta ilişkilerimiz bile alınıp satılabilen birer meta hâline gelmiştir. Toplumsal ölçülerimizin kaybolduğu, değerlerimizin aşındığı bu yapı sürdürülebilir değildir. Çünkü her şeyin bir para karşılığı vardır.

Günü kurtarmaya çalışan, etki alanlarının hiç bitmeyeceğini sanan feodal yapılar; geçmişi unutturup bugünü satmakta, bizi ise geleceksiz bırakmaktadır. Oysa bazı “önemsiz” görülen şeylerin hayatımızdaki bedeli çok ağırdır ve çoğu zaman geri döndürülemez.

  • BIST 100

    16650,05%2,42
  • DOLAR

    43,42% 0,06
  • EURO

    51,83% -0,07
  • GRAM ALTIN

    7254,47% -3,21
  • Ç. ALTIN

    12847,90% 5,74
  • Cuma 15.5 ° / 11 ° Orta kuvvetli yağmurlu
  • Cumartesi 14.8 ° / 10.5 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı
  • Pazar 14.3 ° / 11.4 ° Şiddetli yağmurlu

Antalya

30.01.2026

  • İMSAK 06:32
  • GÜNEŞ 07:54
  • ÖĞLE 13:15
  • İKİNDİ 16:03
  • AKŞAM 18:27
  • YATSI 19:44