Uzak ,çok uzak bir ülkesin şimdi sen…
Okyanus ötesi bir ülke…….
Mevsimler aşmalıyım sana ulaşmak için,
Yazlardan ve kışlardan geçmeliyim…..
Rahvan atlarım olmalı, mesafeleri kat edebilmek için.
Rüzgar kanatlı taylar beslemeliyim uzun yolculuklar için.
Ve uzadıkça uzayan yolların
Bitmez zamanların kahrına tahammül etmeyi öğrenmeliyim.
Uzak ,çok uzak bir ülkesin şimdi sen…
Ve ben senin ülkenin fethine meylettim.
Fetih ,düşlerime düştü bir kere,
Ve ben ,fetih düşlerinin peşine düştüm.
Bütün yolların başı ve sonusun sen,
Bütün yolculuklarımın ilhamı.
Sen olmasan
Yolların sonunda olduğunu bilmesem,
Bir ömür olduğum yerde taş olur kalırdım.
Uzak , çok uzak bir ülkesin şimdi sen…..
Göç mevsimlerinde turnalar geçer göklerinden
Ve ben ,turna olmayı düşlerim her dem.
Bütün mevsimlerde senin ülkene kanat çırpmak,
Bütün mevsimleri senin ülkende geçirmek isterim.
Bir kez göçebilsem senin ülkene,
Göçmeyi ebedi unutmaya çoktan razıyım.
Uzak, çok uzak bir ülkesin şimdi sen…….
Senin ülkende kul olmayı kendi ülkemde bey olmaya yeğlerim
Kulların teslimiyeti ,beylerin yalnızlığından evladır .
Teslimiyet sanaysa bir kez bile sormam,
Sorgulama bunu.
Tabi olurum sana,
Teba olurum ülkene.
Yeter ki aç kapılarını, göster uzak ülkenin yollarını
