Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), ekonomik ve demokratik haklar, yoksulluk ve adaletsizliğe karşı ülke genelinde iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Gazipaşa’da KESK’e bağlı Eğitim-Sen, SES ve Tüm Bel Sen üyesi kamu çalışanları Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya gelerek basın açıklaması yaptı.
MEYDANDA AÇIKLAMA YAPILDI
Gazipaşa’daki eylem kapsamında KESK’e bağlı sendikalara üye kamu emekçileri, ekonomik koşullar ve çalışma yaşamında yaşanan sorunlara dikkat çekmek amacıyla Cumhuriyet Meydanı’nda toplandı. Eylemde, Eğitim-Sen Gazipaşa İlçe Temsilcisi Nuray Güler tarafından basın açıklaması okundu.
“GEÇİNEMİYORUZ!”
Ekonomik ve sosyal koşullara dikkat çeken açıklamada konuşan Eğitim-Sen Gazipaşa İlçe Temsilcisi Nuray Güler, “Geçinemiyoruz! İnsanca bir yaşam için bugün hizmet üretmiyoruz! Emeğimizin karşılığını istiyoruz! Hepimizin hak ettiği insanca yaşam koşulları için bugün en temel hakkımızı, üretimden gelen gücümüzü kullanıyor, iş bırakıyoruz. Emeğimizin karşılığı için ülkenin dört bir yanında g(ö)revdeyiz!” dedi.
“FATURA YOKSULLUK OLARAK BİZLERE KESİLİYOR”
Yaşanan geçim sıkıntısının uzun süredir dile getirildiğini ifade eden Nuray Güler, “Yıllardır ‘geçinemiyoruz’ diye haykırıyoruz. Ancak ülkeyi yönetenler bu haykırışa kulak tıkıyorlar. Duymazdan geliyorlar. Maaşlarımız Merkez Bankası’nın hiçbir zaman tutmayan enflasyon tahminine, TÜİK’in sahte verilerine göre arttırılıyor. ‘Toplu sözleşme’ adı altında sergilenen danışıklı dövüş oyunlarının faturası daha fazla yoksulluk olarak bizlere kesiliyor” diye konuştu.
“YANDAŞ KONFEDERASYONLAR İTTİFAKIN ORTAK ESERİDİR”
Açıklamasında sendikal süreçlere de değinen Güler, “Bugün içinde bulunduğumuz tablo iktidar, yandaş konfederasyonlar ve Hakem Kurulu’ndan oluşan ittifakın ortak eseridir. İşverenin noteri dedikleri Hakem Kurulu’na koşarak gidenler, bugün yaşanan yoksulluğun sorumluluğunu taşıyor” ifadelerini kullandı.
“MAAŞLAR YOKSULLUK SINIRININ YARISINA GERİLEDİ”
Mevcut ekonomik tabloya dikkat çeken Nuray Güler, “En düşük memur emeklisi aylığı tarihimizde ilk defa açlık sınırının altına düşmüştür. Ortalama maaşlarımız yoksulluk sınırının yarısına gerilemiştir. Sorun kaynak yokluğu değil, kaynakların kimler için harcandığı sorunudur. Bu ülkenin işçisine, emeklisine, kamu emekçisine insanca yaşam sunacak kaynak vardır ama bu kaynaklar bir avuç azınlığa aktarılmaktadır” dedi.
TALEPLERİNİ DİLE GETİRDİLER
Kamu emekçilerinin taleplerini sıralayan Güler, “Ocak ayından itibaren maaşlarımıza ek yüzde 20 artış yapılmasını, ilave seyyanen ödeneğin taban maaşlara yansıtılmasını, tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge verilmesini, mülakatın kaldırılmasını, grevli toplu pazarlık hakkımızın önündeki engellerin kaldırılmasını ve en düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırı üzerine çıkarılmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.
MÜCADELE VE ÖRGÜTLENME ÇAĞRISI
Açıklamasının sonunda tüm emekçilere çağrıda bulunan Nuray Güler, “Bugün susarsak yarın geç kalırız. Bugün durursak yarın yok sayılırız. Kurtuluş yok tek başına. Ya hep beraber ya hiçbirimiz. Yaşasın örgütlü mücadelemiz. Yaşasın KESK” şeklinde konuştu.