Tarih: 28.02.2025 13:53

DENİZ VE DOĞAYA DOLFENİ HANÇERİ

Facebook Twitter Linked-in

Gazipaşa’nın sınırında bulunan Alanya'nın Yeşilöz sahiline 2011 yılında yapımına başlanan Aytemiz akaryakıt firmasına ait Dolfeni Tesisinin kapasite artırımına yönelik hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporu olumlu sonuçlandı. Bu durum tepkileri beraberinde getirdi. Olumlu ÇED raporunun ardından gemi yanaşma kapasitesinin 60 bin DWT'den 160 bin DWT'ye çıkması ve aynı zamanda dolfenlerin kendi yolu ile birlikte 324 metre uzunluğa ulaşılacağı belirtiliyor. 

 

ALANYA-GAZİPAŞA ARASINDA

 

ÇED raporunun olumlu sonuçlanmasının ardından açıklamalarda bulunan Alanya Turistik İşletmeciler Derneği Başkanı Burhan Şili, “Bölgemiz, 50’li yıllardan bu güne turizm yapılan bir bölge. Ağırlıklı olarak da deniz, kum ve güneş üçlemesi üzerine. Her ne kadar spor sağlık gibi farklı ürünlerimiz varsa da kültür gibi ağırlıklı olarak deniz, kum ve güneş turizmi yapmaktayız. Bugün Alanya-Gazipaşa arasında hali hazırda var olan akaryakıt dolum tesisinin kapasitesinin büyütülmesi konusu gündemdeydi. Bize gelen bilgiler bu yapının büyütülmesine olumlu yönde bir karar verildiği şeklinde. En azından ÇED raporu ile alakalı böyle bir açılım var.

 

ARZU ETMEDİĞİMİZ BİR DURUM

 

Bugün bu var olan tesisin büyütülmesi risklerin daha da büyümesi anlamına geliyor. Daha da büyütülerek riskin artırılması ve bölgemizde oluşacak olumsuz bir durumun tüm bölgenin turizmine etki edecek olması bizlerin arzu etmediği bir durum. Bu anlamda da ilgili mercilere başvurularımız yapıyoruz. Gerekli hukuki yaklaşımlar ne ise bunla da ilgili çalışmaları da arkadaşlarımızın yürütecekler. Nihayetinde burada bir sağduyu gerekiyor. Bu tesisin turizmin olmadığı daha uygun bir bölgede yeni bir tesis yapılması belki daha uygun mevcut tesisinde kapasitesinin daha da artırılmaması bizlerin temel isteği" dedi.

 

"ÇEVRESEL RİSKİ VAR"

 

Aytemiz'e ait Dolfeni'nin büyütülmesi ile birlikte olumsuz çevresel faktörlerin meydana çıkacağını söyleyen Burhan Şili, "Bir yandan turizme olumsuz etki olabilecek riskleri taşıdığı kadar, çevresel anlamda da ciddi riskler taşıyan yapıdan bahsediyoruz. Bu hem deniz altı hem çevre anlamında gaz salınımları yada oluşacak her hangi bir olumsuzlıkta bir akıntı bir yanma gibi durumda hem çevreyi hem karasal çevreyi hem ise su altını etkileyebilecek ciddi risklerde barındıran yapı. Dolayısıyla da bu anlamda da istemiyoruz" şeklinde konuştu. 

 

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —